|
|
 |
|
 |
|
Bodrum’u böyle övmüştü Halikarnas Balıkçısı dizelerinde. Artık eski Bodrum’un yerinde yeller esse de Türkiye’nin tatil beldeleri içinde hiçbir yer Bodrum kadar farklı bir değere sahip değildir. |
|
|
|
|
 |
|
Bodrum adından en çok söz ettiren tatil yörelerimizden…
Yürekli süngercileri, deniz sevdalısı kaptanları, balıkçıları, beyaz badanalı evleri, evlerin duvarlarına sarılmış mor çiçekli begonvilleri, pırıl pırıl koyları ve en çok da gündoğumuna doğru uzayıp giden geceleri ününe ün katıyor Bodrum’un.
Yalnızca dinlenilecek bir yer değil Muğla’nın bu şirin ilçesi. Bodrum tatilinde gün ikiye bölünür. Gündüz masmavi bir koyda denize girilir, parlak güneşin yakıcılığına bırakılır bedenler...
Gün batıp da yıldızlar gökyüzünü süslediğinde yeni bir yaşamın çağrısı duyulur. Bu çağrıya kulak tıkamak mümkün değildir. Bodrum gecesinin çağrısıdır bu. Dostlukların, düşlerin, aşkların çağrısına kim karşı koyabilir?
Kıyı boyunda, çevre köylerde ve koylarda, beyaz badanalı evlerin kıyısına dizildiği sokaklarda, yamaçlarda eğlence yerleri geceye hazırdır…
Balıkçı meyhanesi de vardır, pizzacı da. Fasıl geçilen yer de vardır, rock müzik de. Barlar Sokağı, Cumhuriyet Caddesi, Neyzen Tevfik Caddesi, Azmakbaşı; kısacası her yer barlarla, meyhanelerle doludur.
|
|
|
 |
EŞSİZ GÜZELLİKTE KOYLAR
Zeki Müren Caddesi’nden ve Halikarnas Disco’nun önünden geçerek yatçıların “Binbir Direk Vadisi” adını taktıkları yat çekme yerine ulaşılıyor.
Sezon dışında karaya çekilmiş veya demirlemiş yatların yelken direkleri vadiye neden bu adın uygun görüldüğünü açıklıyor. Bodrum’a özgü gulet ve tirhandililer de buradaki tersanelerde yapılıyor.
Gümbet: İlk durak Gümbet’e giderken göreceğiniz Myndos Kapısı’na Bodrum’un yerlileri “Dikduru” diyorlar. Neden mi? Hâlâ ayakta durduğundan. Kentin hemen yanıbaşındaki Bardakçı Koyu’nun (Salmakis) ise içme suyu ünlü. Gümbet otellerin yoğunlaştığı bir bölge. Barlar, lokantalar ve eğlence yerleri de her gün biraz daha çoğalıyor ve ilçe merkezine rakip oluyor. Dolmuşlar yaz mevsiminde 24 saat çalışıyor. Su sporları için elverişli sığ denizi aynı zamanda küçük çocuğu olan aileler için ideal.
Bitez: Yarımay biçiminde upuzun bir kumsal olan Bitez’in batısına doğru plaj güzelleşir. Birden derinleşmeyen deniz, rüzgâr sörfü ve deniz bisikleti için çok elverişli.
Ortakent (Müsgebi): Bitez’den sonra Bodrum’un en uzun sahili Ortakent’te deniz biraz daha soğuktur. Karadan ilçe merkezine uzaklığı 12 km olan Ortakent’in, arka tarafı dağın ve mandalina bahçelerinin bulunduğu ender yerlerden. Biraz ilerdeki Kargı sahilinde ince kumlu bir plaj bulacaksınız.
Bağla: Merkeze 14 km uzaklıktaki Bağla koyu içme suyu kaynağıyla da ilgi çekiyor. Kaynağın çevresi piknik yapmak isteyenler için uygun.
Aspat: Bağla’nın yanındaki tepeyi aştınız mı Aspat’a ulaşırsınız. Ünlü Çökertme türküsü bu yöreyi anlatır. Yatların ya da denize gelenlerin yararlanabileceği içme suyu kaynakları vardır.
Karaincir: İnce kumlu 500 metrelik sahili, iki tarafı tepeyle çevrili olduğundan rüzgâr almayan denizi ile son yıllarda gelişmekte olan bir turizm merkezi.
Akyarlar (Kefaluka): Bodrum’un merkezine 22 km uzaklıktaki Akyarlar, yarımadanın güney ucudur. Eskiden sakin bir balıkçı ve süngerci köyü iken şimdi gelişen turizmin pençesine düşmüş. Kumsallı plajları yok ama rüzgâr sörfü ustalarının gözde yerlerinden. Çevredeki tepelerden gelen rüzgârlar denize şiddetini artırarak iner ve çoğu zaman karadan denize doğru eser. Tam karşısındaki Kos Adası da taş atsan değecek gibi yakındadır.
Turgutreis: Adını büyük denizci Turgut Reis’ten alan yerde kaptanın bir heykeli de bulunuyor. Ama bütün ömrü denizlerde geçmiş olan Turgut Reis’in heykeli denize sırtı dönük olarak duruyor. Önündeki küçük Çatal Adası, sörf için elverişli rüzgârları, serinliği ve otelleriyle Bodrum ile rekabet içinde.
Gümüşlük: Antik Çağdaki Myndos kentinin yerindeki Gümüşlük, Bodrum Yarımadası’nın en sevimli yerlerinden biri. Balık pişirmekte ve ahtapot salatası yapmakta usta balık lokantaları, koyun ilerisinde paçalarınızı sıvayıp denizden yürüyerek gidilebilen tavşanların dolaştığı adasıyla bu küçük kö, eski güzelliğinden bir şey kaybetmemiş. Eski kent kısmen sular altında kalmış, dalmasını biliyorsanız kalıntıları görebilirsiniz. Gümüşlük’ten Yalıkavak’a giden yeni yolda sıralanan küçüklü büyüklü güzel koylar ise koruma altına alınmış. Gümüşlük günün her vakti güzeldir. Sabah kahvaltısını bir de deniz kenarındaki çay bahçeleri ve pastanelerde deneyin; sıcacık poğaça, sacda gözleme ve tavşan kanı bir çay ile… Eğer taze sebze ve meyve özlemi de çekiyorsanız çarşamba günleri kurulan Gümüşlük pazarına mutlaka uğrayın.
Yalıkavak: Merkeze 18 km uzaklıktaki Yalıkavak, Bodrum’un simgelerinden yeldeğirmenlerinin en çok görüldüğü yöredir. En çok rüzgâr alan yöre de burasıdır. Çevredeki Tilkicik, Paşa, Ağaçbaşı koyları güzeldir, geniş kumsallı plajları vardır. Sabah yürüyüşleri için Yalıkavak’tan yaklaşık 2 km uzaklıktaki Sandima Köyü’ne de çıkabilirsiniz. Köy terkedilmiş eski taş evlerden oluşuyor ve çok güzel bir panoramaya sahip. Perşembe günleri kurulan ve öğleye kadar açık kalan Yalıkavak pazarı, özellikle Denizli kumaşlarıyla popülerdir.

Gündoğan (Farilya): Gündoğan Köyü iç taraftaki kayalıklar üzerindedir. Yöredekiler kışlarını köyde, yazlarını sahilde geçirirler. Dalma meraklıları için en uygun yerlerden biridir Gündoğan sahilleri.
Türkbükü: Mandalina bahçeleri arasında beyaz badanalı şirin evleriyle Türkbükü’ne yakın zamana kadar karadan ulaşım yoktu. Ancak denizden gidilebiliyordu. Bu nedenle de en bakir yerlerden biri olarak kaldı. Ama son yıllarda bütün benzeri yerler gibi “keşfedildi” ve yazlıklar bir anda bütün koyu sardı. Ünlü isimlerin de rağbet ettiği yerlerden biri haline geldi. Türkbükü tarihte Likya şehri Masanda olarak biliniyor. Köyün tepelerinde tarihi kalıntılar göze çarpıyor. Taş, tuğla yığınlarıyla çevrili yıkıntılar arasında iki kule, ev kalıntıları, sarnıçlar, mezarlar ve taşlık saha dikkati çekiyor. Kurtuluş Savaşı öncesinde bölgede Rumlar yaşıyormuş.
Torba: Bodrum yarımadasının son koyu olan Torba, çamların sahile kadar indiği ender yerlerden biri. Yarımadanın kuzeydoğusunda korunmalı bir koyda kuruludur. Sakin atmosferi ve Bodrum’a ulaşımın kolay olması burayı en çok tercih edilen yerlerden biri yapıyor. Torba aynı zamanda yatçıların sık sık uğradıkları ve balıkçı yerli halkın yakaladıkları deniz ürünlerini boşaltabildikleri bir barınak. Ayrıca her gün bir feribot, henüz bozulmamış Güllük körfezinden karşıya geçerek Didim’e gider. Böylece muhteşem Apollon Tapınağı’nı denizden seyretme şansı da elde edilmiş olur.
Yalıçiftlik ve Çiftlikköy: Kızılağaç yolunu izleyerek ulaşılabilen Yalıçiftlik, Gökova körfezinin girişinde yer alır. Ve belki de Bodrum’un en güzel denizi bu bölgedeki küçük koylardadır. Son yıllarda birbirinden güzel oteller ve tatil köyleri yapıldı bu yöreye. Yalıçiftlik ve Çiftlikköy’e giderken Mumcular’a zeytinyağı almak için uğrayabilirsiniz.
Karaada: Bodrum’un karşısında ve dört mil uzaklıktaki Karaada günübirlik ya da gecelemeli tekne gezilerinin uğrak yeri. Adadaki mağarada bulunan çamurun cilt hastalıklarına iyi geldiği bilinir. Daha da önemlisi Kleopatra’nın güzelliğinin bu çamurdan geldiği rivayet edilir.
MAVİ YOLCULUK
Bodrum’dan söz edip de mavi yolculuktan söz etmemek, bu yolculuğun isim babası Cevat Şakir’e ve Bodrum’a haksızlık olur. Mavi yolculuklar ya Bodrum’dan başlar, ya Bodrum’a uğrar ya da Bodrum’da biter. Bodrumsuz olmaz yani. Haftalık, on günlük, on beş günlük uzun yolculuklara çıkamazsanız eğer günübirlik turlara katılın. Çevredeki güzelim koylardan bir ikisini görürsünüz, sekiz-on metrelik bir derinlikte taşları sayarsınız denizin dibinde.
BODRUM KALESİ
Bodrum Kalesi Saint Jean Şövalyeleri tarafından Sultan Çelebi Mehmet’in izniyle yapılmış. 1402’de yapımına başlanan kaleye zamanla eklemeler yapılmış. Bir depremle yıkılan Mausolleion’un kalıntıları kalede yapı taşı olarak kullanılmış. Kalenin kuleleri yapılışlarına göre Fransız, İtalyan, Alman, İspanyol ve İngiliz Kulesi olarak adlandırılır.
Kale bugün müze olarak düzenlenmiş. Ülkemizin ilk ve tek sualtı müzesi de burada yer alır. Müzedeki cam koleksiyonu dünyanın dört büyük koleksiyonundan biri olarak gösteriliyor. Gelidonya Burnu batığındaki buluntularla temeli atılan müze sonradan daha da zenginleşmiş. Geminin iskeleti de burada sergileniyor.
Kalenin hapishaneye çevrildiği dönemde yapılmış olan Türk hamamı, hamam malzemeleriyle birlikte görülebilir. İç kaledeki sundurmada amphoralar sergileniyor. Bunlardan en eskisi M.Ö. 16. yy.’a ait.
Sikke ve mücevherler İtalya Kulesi’nin alt katında yer alıyor. İngiliz Kulesi’nin üst katı, kale komutanı şövalyelerin armalı bayraklarından günümüz Türk bayrağına kadar 500 yıllık geçmişi özetleyecek şekilde düzenlenmiş.
|
 |
Müze’nin en etkileyici yeri ise Baltalı Kule’deki Prenses Ada’nın Konuk Odası. Kalenin en tepesindeki konuk odasına girmeden önce avluda İngiliz Manchester Üniversitesi “Tıpta Sanat Bölümü”nce Prenses Ada’nın yüzünün yaşadığı yıllara geri döndürülüşünü videodan izliyorsunuz. Sonra Konuk Odası’nın kapısı ağır ağır açılıyor. Alacakaranlıkta prensesi görüyorsunuz, bir camekânın arkasında... Biraz daha yaklaşınca odanın ayrıntılarını görüyorsunuz, her şey bir prensese yakışır ihtişam ve zarafette. Birden bir ışık yanıyor ve sağınızdaki lahit aydınlanıyor. Ada’nın iskeleti lahitin içinde. Her şey çok iyi düşünülmüş ve uygulanmış. Prenses Ada’nın göz kamaştırıcı mücevherlerinin ve cam şişelerin taklitlerini pavyonun girişinden satın alabilirsiniz.
BODRUM TARZI ÇILGIN EĞLENCE
Bodrum yarımadası üzerinde Türkbükü, Gölköy, Gümbet gibi birçok yer turistlere çeşitli eğlence seçenekleri sunuyorsa da eğlencenin kalbi yine Bodrum’un içinde atıyor. Genellikle huzur, nispeten daha sakin ortam arayanlar ile yaş ortalaması biraz daha yüksek olanlar Bodrum Kalesi ile marina arsındaki lokalleri tercih ederken gençler ve yabancı turistler başta olmak üzere ruhunda çılgınlık olanlar, doyasıya dans edip yüksek sesli müziği tercih edenler, Kale ile Halikarnas tarafını seçiyorlar. Bodrum’da gece hayatı deyince Halikarnas Disko’dan söz etmemek olmaz. Mekân saat 24.00 sularında yükünü almaya başlıyor. Hınca hınç pisti dolduranlara önce dans müziği çalınıyor. Sabah 03.00 civarında ise koca ağızlı köpük püskürtücüyle sahneye çıkan dansçı namluyu pistte yer alan konuklar üzerinde gezdirerek köpük yağdırıyor. |
|
|