|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|
 |
Avrupa kıtasının deniz kıyısındaki en yüksek dağı olan Tahtalı (2365 m.), Antalya’nın en önemli yükseltilerinden biri.
Heybetli görüntüsüyle şehir merkezinden bile seyredilebilen Tahtalı, Toros sıradağlarının batıdaki kolu olan Beydağları’nın bir parçası.
Özellikle sabah ve akşam saatlerinde bulutların ardına gizlenen zirvesi ve görkemli manzarasıyla doğal bir seyir terası aynı zamanda. Bu noktadan bakıldığında batıda Gelidonya Burnu, doğuda Antalya ve Alanya, kuzeyde tüm Beydağları dağ sırasının karlı dorukları ve engin mavi sularıyla Akdeniz izlenebiliyor. |
|
|
Olimpos Beydağları Milli Parkı sınırları içerisinde konumlanan Tahtalı Dağı, antik dönemden beri Olimpos olarak da anılıyor. Bir zamanlar tanrıların ikamet ettiğine inanılan bu kutsal yer, efsanelere konu olmuş eski çağlarda. Eteklerine yayılan Gedelme Kalesi, Olimpos, Chimera (Yanartaş), Phaselis, Laodikeia, Minara (Kavaklıdağ) gibi antik mekanlarla birlikte, Tahtalı Dağı bugün de tarihe ışık tutmaya devam ediyor.
Günün ilk ışıklarıyla Akdeniz’e yansıyan silueti ve Aralık ayından Mayıs ayına dek karla kaplı doruklarıyla mavi suları beyaza boyuyor Tahtalı. Dağcıların tercih ettiği önemli bir tırmanış noktası olan Tahtalı zirvesine ulaşım, geçtiğimiz yıllarda inşa edilen teleferik hattıyla kolaylaştı artık. On dakika süren nefis bir yolculuğun ardından, her daim bulutlara yarenlik eden zirve noktasına varılıyor. Hemen hemen yılın on iki ayı boyunca denize girilebilen Antalya kıyılarında, böylelikle aynı gün içinde hem yüzme hem de karlar üzerinde yürüme şansını yakalıyorsunuz.
|
|
 |
|
 |
|
 |
|
Teleferik istasyonuna, Antalya’ya 50 kilometre uzaklıkta yer alan Phaselis antik kenti yakınlarındaki tabeladan sağa dönülerek ulaşılıyor. Orman içi 7 kilometrelik virajlı yol, konuklarını öncelikle alt istasyona getiriyor. Antik dönemde Likyalıların kullandığı bir gözetleme kulesi kalıntılarının bulunduğu 726 metre rakımdaki istasyonda bir de kafeterya var. Alt istasyon ve zirvedeki restorandan aynı anda hareket eden seksener kişilik iki kabin, altındaki harika manzara eşliğinde 4350 metre uzunluğundaki kablo boyunca ilerliyor. Kısa bir zaman diliminde 1639 metre irtifa kaydederek doruğa tırmanan kabinden, hem altınızdaki vahşi doğayı hem de ufuk çizgisine dek uzanan Akdeniz’i seyredebilirsiniz.
Yazın boz renge, kış aylarında ise beyaza bürünen Tahtalı Dağı zirvesinde güzel bir tesis yer alıyor. Çok amaçlı salonu, restoranı ve seyir terasıyla bu üç katlı yapı, çok uzaklardan bir kartal yuvasını andırıyor. Muhteşem bir manzara eşliğinde güneşlenebilir, ya da Beycik veya Yukarıkuzdere yönlerine doğru iki farklı rotada adrenalin dolu bir trekking etkinliğine katılabilirsiniz. Fethiye-Antalya arasında uzanan ve Türkiye’nin işaretlenmiş ilk uzun yürüyüş rotası olan Likya Yolu (509 km.), Tahtalı Dağı’ndan geçiyor. Beycik Köyü’nden başlayıp zirve çıkışıyla birlikte Gedelme Köyü’ne uzanan rotanın bu bölümü iki günlük bir aktivite. Genellikle zirvenin altındaki Çukuryayla’nın kamp alanı olarak kullanıldığı parkur sedir ağaçları eşliğinde devam ediyor. Bulutların dağları sarmaladığı günlerde doğaseverler benzersiz görüntülere tanık oluyorlar. Bembeyaz bir denizi anımsatan bulutların üzerinde şavkıyan güneş, sadece Karadeniz’in yüksek yaylarında rastlanabilen manzaralar sunuyor.
|
|
 |
|
 |
|
Soğuk bir kış günü teleferikle doruğa doğru yol alıyoruz. Amacımız buzla kaplı zirve noktasından, Likya Yolu patikasını kullanarak Beycik Köyü’ne ulaşmak. Kalın sis perdesinin içinden süzülerek hızla yükseliyoruz. Zirvedeki tesise yaklaşırken ansızın ışıltılı yüzünü gösteriyor güneş. Sıcacık kabinden dışarı adımımızı attığımız ilk anda, rüzgarın çelikleştirdiği soğuğu yüzümüzde hissediyoruz. Kar, güneşin yükselmesiyle birlikte yumuşamaya başlamış. Yine de emniyetli bir iniş için krampon ve buz baltası kullanıyoruz.
Dağcıların ‘balık sırtı’ adını verdiği iki yanı uçurum olan dik yamaçlarda, aramızda mesafe bırakarak dikkatle yürüyoruz. Uzaklarda, beyaz şapkalarıyla Beydağları’nın zirveleri selamlıyor bizleri. Bu sıradağların en yüksek noktası olan 3070 metrelik Kızlar Sivrisi, koni şeklindeki formuyla hemen fark ediliyor aralarında. Bedenlerimiz karın pürüzsüz beyaz yüzeyine gölgeler düşürüyor. Bir buçuk saat sonra geldiğimiz sırt noktasından, yemyeşil orman dokusunun başladığı Çukuryayla alanını görebiliyoruz. Bir pınarın da bulunduğu altımızdaki düzlük, yaz aylarında kekik toplamaya gelen köylülerin çadırlarıyla şenleniyor. Kış mevsiminin sert koşullarında ise, bu alanı sadece dağcıların çadırları süslüyor.
|
|
 |
|
 |
|
 |
|
 |
|
Karın yerini boz renkli toprağa bıraktığı dik yamaçta artık kramponlarımızı çıkarıyoruz. Çarşak tabir edilen taşlı patikadan yavaş yavaş aşağı iniyoruz. Sedir ve çam ağaçlarının başladığı yeşil sınırda, termosumuzdaki sıcak çay bedenlerimize enerji katıyor. Artık kırmızı-beyaz boyalarla işaretlenmiş Likya Yolu rotası üzerindeyiz. Zirvenin dondurucu soğuğu yerini giderek artan Akdeniz sıcağına bırakıyor. Sedir ağaçlarıyla bezeli orman koridoruna girmemizle birlikte, aşağılardan gelen yoğun bir sis perdesi kuşatıyor etrafımızı. Bu büyülü atmosferin içinde, bir masal dünyasında yol alan kahramanlar gibiyiz.
Döne kıvrıla ilerleyen patika Emzik Çeşme mevkiinin ardından Beycik Köyü’ne getiriyor bizi. ‘Işık Ülkesi’ Likya’nın görkemli geçmişini günümüze taşıyan kentlerden biri olan Laodikeia ören yerinin bulunduğu Beycik, alabalık restoranları ve yazlık siteleriyle turistik bir belde. Köyün Tahtalı Dağı’nın eteklerindeki yüksek konumundan dolayı yaz aylarında bile serin olan havası, Antalya sıcaklarından bunalanlar tarafından tercih edilmesine neden oluyor. Yaklaşık dört saatlik sıkı bir inişle bitirdiğimiz bu rota, Ulupınar üzerinden Yanartaş-Çıralı-Olimpos güzergahını takip ederek Akdeniz’le buluşuyor. Çukuryayla bölümünde kuzeybatı yönünde devam eden Likya Yolu işaretlerini izleyenler ise, Yukarıkuzdere yaylasını geçerek Gedelme Köyü’ne varıyorlar. Doğa ile insanı buluşturan Tahtalı Dağı teleferiği, kristal berraklığındaki bir denizin kıyısından hareket edenleri yalçın yamaçlar ve vadiler üzerinden manzaralı doruklara taşıyor.
Yazı: Ersin Demirel
Fotoğraflar: Ersin Demirel / Tahtalı Teleferik Arşivi
|
|
|
|
|
|